Hacer Aydın, gezgin, fotoğrafçı ve çeşitli dergilerde yazılar yazıyor. Bu toplumda her kadının olduğu gibi onun da tacize dair anıları var. Aydın, en son kaleme aldığı köşe yazısında tacizi tüm boyutlarıyla anlatmış… Kendi hayatından örnekler veren Hacer Aydın yazısında şu görüşlere yer veriyor:
Hacer Aydın özellikle az bilinen coğrafyalara giderek yazılar yazıyor…
“Kendi üzerimden bir örnek vermek istiyorum: Her limanda bir sevgili misali “Hani sen gezginsin ya………… o yüzden söyledim, diğer kadınlara benzettim…” Ne demek “diğer kadınlar”. Böyle diyerek onları da aşağılamış olmuyor mu? Kendi adıma en sık duyduğum rahatsız edici cümleler.
Ben bisikletten çok korkarım örneğin. Bisikletin kendisinden değil, üstündeki iki ayaklıdan. Seneler önce kalabalık bir sokakta dalgın bir şekilde yürürken aniden bir eli bedenimde hissettim. Birden ne olduğumu anlayamadım ve kafamı kaldırdığımda bisikletin üstünde gülen bir yaratık gördüm. O an elimde bir silahım olsa kesinlikle o aşağılık adamı öldürürdüm. Gerçekten korkunç bir travma. Günlerce ağladığımı hatırlıyorum. Arkadaşlarıma anlattığımda “ama senin de eteğin çok kısaydı” dediler. Yorumsuzum…
Daha sonraki günlerde o yolda başka arkadaşlarım yine bisikletli birileri tarafından taciz edildi. Bu sapıklar için bisikletli olmak hızla kaçma avantajını sağlıyor. Hala yol kenarlarında yürürken tedirgin oluyorum. Bu arada tüm bisikletli arkadaşlarımdan özür diliyorum.”
Son dönemde en çok maruz kalınan taciz biçimlerinden biri sosyal medya. Hayır kelimesinden anlamayanların mecrası. Hayır demek, ilgilenmiyorum demek yeterli olmalı aslında. Biz kadınların da erkekler kadar sosyal medyada var olduğumuzu bir gün mutlaka kabul edecekler. Bizim erkeklerimiz sosyal medyayı sosyal “avlanma” alanı görmekte. Gecenin bilmem kaçında karşısında ki kadını taciz etmeyi kendinde hak görebiliyor.
İffet, namus neden hep kadınlar üzerinden sorgulanır ki. Erkeğin elinin kiri kadının yüz karası diye bir zihniyete sahip olduğumuz sürece bu topraklarda bize huzur olmayacağı kesin. Sığındıkları hukuksuzluktan güç alarak her gün biraz daha saldırgan olabiliyorlar.
İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açıldığı, sözleşmeyi destekleyenlere cinsiyetçi saldırıların düzenlendiği temmuz ayında Türkiye’de 36 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Yasalaşsın uygulansın ama sadece kadınlar değil, hayvanlar, çocuklar (kız, erkek) da şiddete maruz kalıyorlar. Öncelikli olarak çocuklarımızı bu şiddet ve tacize karşı korumalıyız.
Kaynak: izmirdehaber.com
Bir önceki yazımız olan Karbonhidrat cildi yaşlandırıyor başlıklı yazımızda akne tedavisi, akne tedavisinde beslenme nasıl olmalı? ve cilt hastalıkları hakkında bilgiler verilmektedir.
Yaz aylarında çocukların en çok vakit geçirdiği aktivitelerin başında yüzme gelir. Havuzda ya da denizde…
Bu makalemizde kanal tedavisi nedir konusunda güncel bilgiler yer almaktadır. Kanal tedavisi, dişin içerisindeki diş…
Lügen Sarıçiçek’in çocuklar ve ebeveynlerin keyifle okuyabileceği farkındalık yaratan, keşif dolu, eğlenceli ve öğretici bilgiler…
Rinoplasti (burun estetiği), solunum fonksiyonlarını iyileştirme ve burnun yüz ile uyum oranını sağlama amacıyla yapılan…
Kadın giyiminde son yıllarda öne çıkan en önemli trendlerden biri konfor ve stilin bir arada…
Modern çağın hızıyla birlikte kadınlar, kariyer hedefleri ile toplumsal beklentiler arasına sıkışarak her şeye yetişmeye…