Categories: Sağlık

Kalp krizi riskini artıran 6 kadın hastalığı…

Haberi paylaşın...

Hamilelik diyabeti ve hipertansiyonu, menopoz, meme kanseri, polikistik over sendromu gibi bazı kadın hastalıkları kadınlarda kalp krizi riskini etkiliyor

Ülkemizin kadınlarda kalp krizi nedeniyle ölüm oranı açısından Avrupa birincisi olduğunun altını çizen Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nalan Karadağ; “Kadınlar kalp yetersizliği ve inme açısından da erkeklere göre daha riskli durumda. Bunun birinci nedeni kadınların fizyolojik farklılıkları; ikinci en önemli neden ise hamilelik diyabeti, menopoz, meme kanseri gibi bazı kadın hastalıklarının kalp krizi riskini artırması” diyor.

Özellikle 40-50 yaş arasındaki kadınlarda kalp krizi görülme oranı son yıllarda hızla artıyor. Bunun temelinde ise hem fizyolojik hem de çevresel faktörler yatıyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nalan Karadağ, “Kadınların damar yapısı erkeklerden daha farklı ve bu farklılıklar kalp damar hastalıklarının seyrini değiştiriyor. Bununla birlikte hamilelik diyabeti ve hipertansiyonu, menopoz, meme kanseri, polikistik over sendromu gibi bazı kadın hastalıkları da kadınlarda kalp krizi riskini etkileyebiliyor” diyor. Bununla birlikte kadınlarda görülen kalp krizi şikayetlerinin tipik kriz belirtilerinden de farklı seyrettiğini söyleyen Dr. Nalan Karadağ, “Fizyolojik değişikliklerden dolayı kadınlarda kalp krizi belirtileri, sıklıkla klasik göğüs ağrısı yerine ani bastıran yorgunluk, bulantı, mide ağrısı şeklinde olabiliyor; şikayetler haftalar öncesinden başlayabiliyor” diyor.

Kadınlarda kriz tıkanma değil spazm kökenli

Kadınlarda kalp krizi ve kalp damar hastalıklarının artan sıklıkta görülmesinin ilk nedeni fizyolojik farklılıklar. Erkeklere göre kadınlarda damar yapısının daha farklı olduğunu belirten Dr. Nalan Karadağ; “Kadınlarda damar yapısı daha ince. Damar kireçlenmesi kısa bölgelerde ‘ileri darlık’ şeklinde değil tüm damar boyunu tutuyor ancak darlık oranı daha az izleniyor. Özetle tıkayıcı darlık oranı erkeklere göre daha az görülüyor. Bununla birlikte, kadınlarda sıklıkla kalp damarlarında damar kireçlenmesi sonucu tıkanma yerine spazm veya yırtılma kökenli kalp krizi de gelişebiliyor” diyor.

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran hastalıklara dikkat!

  1. Hamilelik diyabeti: Hamilelik diyabeti sadece gebelik sırasında oluşan ve doğum sonrası normale dönen kan şeker yüksekliği olarak değerlendiriliyor ve uzun vadede tip 2 Diyabet riskini artırabiliyor. 20 yıl boyunca hamilelik diyabeti olan kadınların izlendiği bir araştırmaya göre; diyabet ve diğer metabolik sorunlar, henüz belirtileri ortaya çıkmadan önce bile kadınlarda damar kireçlenmesini tetikleyebiliyor. Erken yaşlarda kalp ve damar hastalıkları görülme riskini yükseltebilen bu durum nedeniyle, kadınların kalp hastalıkları yönünden daha erken yaşta takip edilmesi önemli.

 

  1. Polikistik over sendromu: Polikistik over sendromu olan kadınlarda, kalp damar hastalığı riskini artıran çoklu risk faktörleri bulunuyor. Bu faktörler arasında erkek cinsiyet hormonlarının yüksekliği, santral obezite, insülin direnci, şeker intoleransı ve kolesterol düzeylerinin artması yer alıyor. Polikistik over, kadınlarda damar kireçlenmesi riskini de iki kat artırabilen bir hastalık. Bu nedenle kalp hastalığı riskini azaltmak için, ağırlıklı olarak kadın doğum ile ilişkili görülen polikistik over hastalığının tedavisini multidisipliner bir yaklaşım ile ele almak gerekiyor.

 

  1. Hamilelik hipertansiyonu (preklampsi ve eklampsi): Hamilelik sırasında gelişen hipertansiyon uzun dönemde kadınlarda kalp hastalığını 6 kat, diyabet riskini ise 3 kat artırıyor. Bu riskin doğumdan sonraki ilk 5-10 yıl içinde bile ortaya çıkma ihtimali mevcut.

 

  1. Menopoz: Elbette menopoz bir hastalık değil, doğal bir dönem. Ancak menopozun olumsuz etkilerinden korunmak için yapılan tedaviler kalp hastalıkları riskini artırabiliyor. Hormon replasman tedavileri, kadınlarda hem kanın pıhtılaşma eğilimini hem de kalp damar hastalıkları riskini artırabiliyor.

 

  1. Meme kanseri: Meme kanserinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi doğrudan veya dolaylı yoldan kalp hastalığı riskini artırıyor. Uygulanan tedaviden birkaç yıl sonra başlamayan risk, 20 yıla kadar görülebiliyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisi gören kadınların, hangi yaşta olursa olsun kalp ve damar hastalıkları yönünden düzenli kontrollerini yaptırması gerekiyor.

 

  1. Otoimmün hastalıklar: Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu gelişen bir hastalık grubu olan otoimmün hastalıklar, elbette ki sadece kadınlarda görülmüyor. Ancak araştırmalar; otoimmün hastalıkların birçoğunun daha çok kadınlarda görüldüğünü gösteriyor. Özellikle romatoid atrit ve sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi romatizmal hastalıklar, kadınlarda özellikler genç yaş grubunda kalp damar hastalığı riskini artırıyor. Yapılan bir çalışmaya göre; 35-44 yaş arasında SLE olan bir kadında yaşıtlarına göre kalp krizi geçirme riski 50 kat artıyor. Bununla birlikte, otoimmün hastalıklarda bağ dokusu dışında damar içyapısı ve kalbin kendi kas ve kapak dokularına karşı saldırı geliştiği saptanmıştır.

 

Kadınlar göğüs ağrısıyla başvurmuyor

Kadınlarda kalp krizinin sıklıkla standart göğüs ağrısı şeklinde belirti vermediğine dikkat çeken Dr. Nalan Karadağ, kadınların bu nedenle doktora başvurmayı geciktirdiklerini ve çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabildiklerini belirtiyor. Kadınlarda sıklıkla görülen kalp krizi şikayetlerinin; nefes darlığı, aşırı yorgunluk, çene veya dişlerde ağrı, kollarda ağırlık hissi ve haftalar öncesinden başlayan hazımsızlık olabildiğini belirten Dr. Karadağ; doktor muayenesi gerektiren belirtileri ise şöyle sıralıyor: “Ani bastıran yorgunluk, nefes darlığı, göğüs üzerinde baskı hissi, mide ağrısı, boyun, sırt, çene, sağ kol ve sağ omuzda ağrı, ani soğuk ter boşalması gibi durumlarda hastanın zaman kaybetmeden elektrokardiyografi çektirmesi gerekiyor.”

Kadın kalbinin farkları neler?

  • Kadınlarda kalp boyutları daha küçüktür.
  • Hormonal olarak östrojen ve progesteron baskındır.
  • Adet döngüsü, kan pıhtılaşmasında ve elektrokardiyografi (EKG) bulgularında değişikliklere yol açar.
  • Kalbin atım hacmi yüzde 10 daha azdır.
  • Nabız sayısı daha yüksektir.
  • Damar yapısı daha incedir, kalp damarlarındaki darlıklarsa daha uzundur.

 

Bir önceki yazımız olan Hamilelik sonrası karın sarkmaması için öneriler... başlıklı yazımızda dr. dilek aytekin, hamilelikte karın sarkması nasıl düzelir ve kadın sağlığı hakkında bilgiler verilmektedir.

Editör

Recent Posts

2026 Gelinlik Trendlerinde Öne Çıkan Detaylar

2026 gelinlik modası, klasik kurallardan uzaklaşarak kişisel tarzı ön plana çıkaran tasarımlarla dikkat çekiyor. Bu…

2 ay ago

Ceza Avukatı Desteği Neden Soruşturma Sürecinin En Kritik Aşamasında Öne Çıkıyor?

Bir ceza soruşturması ya da ceza davası ile karşı karşıya kalmak, kişiler açısından çoğu zaman…

2 ay ago

Dossha Community: Activewear Odaklı Kadın Topluluğu ile Yeni Nesil Bağ Kurma Modeli

Dossha Activewear’ın Ötesinde, Kadın Odaklı Bir Yaşam Alanı Günümüzde aktif yaşam kavramı, bireysel spor aktivitelerinin…

2 ay ago

Altın Kolyelerin Kararmaması İçin Ne Yapmalı? Saklama İpuçları ve Profesyonel Bakım Rehberi

Altın kolyeler, insanlık tarihi boyunca hem zarafetin hem de kalıcı değerin en somut sembollerinden biri…

3 ay ago

Ortopedik Terlik ile Ayak Sağlığınızı Koruyun: Bayan Modelleri ve Seçim Rehberi

Gün boyunca ayaklarımız üzerimize binen ağırlığı, her adımdaki darbeyi ve zemin değişimlerini sessizce karşılar. Uzun…

3 ay ago

Çocuk Deniz Gözlüğü Seçimi: Güvenli ve Konforlu Yüzme Deneyimi

Yaz aylarında çocukların en çok vakit geçirdiği aktivitelerin başında yüzme gelir. Havuzda ya da denizde…

4 ay ago