Categories: Kültür-Sanat

Siyaha Bulaşan Kadınların Hikayesi…

Haberi paylaşın...

Büşra Cebe, Mona Yayınları tarafından yayımlanan ilk romanı “Siyaha Bulaşan Kadınlar”da hayatları birbirine değen yedi kadını beyaz kâğıdın üzerinde buluşturuyor ve hepsine kendi ağızlarından hikâyelerini anlattırıyor. 


“Siyaha Bulaşan Kadınlar”ın ana karakterleri Canan, Süveyda, Derya, Seyhan, Nehir, Ayfer ve Serpil de kendi perspektiflerinden yaşadıkları acıları anlatan kadınlar. Kendileri “siyah” olarak tanımlıyorlar acıyı. Ruhlarına bulaşan bir siyahlık acı onlar için. Hepsininki farklı bir tonda. Her birinin kaynağı farklı, ruhlarına sızdıkları yer farklı ama neticede onlar siyaha bulaşan ve bu siyahı başkalarına bulaştıran kadınlar.

ÇOK TARAFLI ACILAR ÇEKİYOR

Büşra Cebe, Mona Yayınları tarafından yayımlanan ilk romanı “Siyaha Bulaşan Kadınlar”da oldukça zorlu bir işe el atıyor aslında. Hayatları birbirine değen yedi kadını beyaz kâğıdın üzerinde buluşturuyor ve hepsine kendi ağızlarından hikâyelerini anlattırıyor. Kimi aldatılmanın travmasını başkalarını yaralayarak aldatmaya çalışıyor, kimi terk edilme korkusunu terk ederek alt etmeye. Kimi evli bir adamla yaşadığı aşkta çok taraflı acılar çekiyor, kimi acısıyla baş edemeyerek kendini illegal maddelere teslim ediyor. Kimi de “yeminden olma korkusuna kendi yumurtasını yiyen bir güvercin” oluyor.

Böyle sıralandığında empati yapılması güç, sanık sandalyesinin bir adım ötesinde duran karakterler gibi görünüyor hepsi. “İnsanlar işlenen suça karşıdır ama suç işlemeye açtır” diyen yazarın başarısı tam da bu noktada yatıyor aslında. Bu karakterlerin hikâyesine kulak verdiğinizde, sanık sandalyesinden okunan bir savunma metni değil, en doğal içgüdüleriyle bir insan buluyorsunuz karşınızda. Suçlanmayı kabul etmedikleri gibi, parmakla bir suçlu da göstermiyor bu kadınlar, acılarından sorumlu tuttukları “birey”ler değil zira. Roman boyunca ara ara karşımıza çıkan dinsel mitlerden birine tutunarak, “Ne ara Âdemler Havva’ya toprak kazar oldu. Toprak bu cinnete nasıl ikna oldu?” diye soruyorlar.

BU KADINLAR İÇİN KOLAY DEĞİL

Romandaki ana karakterlerin bir diğer ortak özelliği de acılarına teslim olan değil, ondan güç devşiren kadınlara dönüşmeleri. “Acı bağışıklığı diye bir şey var bence” diyor misal Seyhan. “Kırıldıkça kalınlaşıyor kalplerimiz, ezildikçe dikleşiyor başımız. İyi ok atmak için göğsünü kesen o Amazon kadınları gibi… Göğsün ve kalbin kuruyunca daha cesur savaşıyorsun hayatta.”

Bir önceki yazımız olan Resimlerimde İnsanları Hayal Dünyasına Götürmek İstiyorum... başlıklı yazımızı da okumanızı öneririz.

Recent Posts

Kanal Tedavisi Nedir

Bu makalemizde kanal tedavisi nedir konusunda güncel bilgiler yer almaktadır. Kanal tedavisi, dişin içerisindeki diş…

3 saat ago

Lügen Sarıçiçek’ten Büyülü Topraklar

Lügen Sarıçiçek’in çocuklar ve ebeveynlerin keyifle okuyabileceği farkındalık yaratan, keşif dolu, eğlenceli ve öğretici bilgiler…

1 hafta ago

Rinoplasti (Burun Estetiği) Ameliyatına Dair Merak Edilenler

Rinoplasti (burun estetiği), solunum fonksiyonlarını iyileştirme ve burnun yüz ile uyum oranını sağlama amacıyla yapılan…

4 hafta ago

Kadın Giyiminde Konfor ve Stil Bir Arada: Günlük Hayatta Rahat Seçimler

Kadın giyiminde son yıllarda öne çıkan en önemli trendlerden biri konfor ve stilin bir arada…

1 ay ago

“Süper Kadın” Olma Çabası Kadınları Tüketiyor

Modern çağın hızıyla birlikte kadınlar, kariyer hedefleri ile toplumsal beklentiler arasına sıkışarak her şeye yetişmeye…

2 ay ago

İlkbahar Yaz Sezonunda Trend Olacak Elbise Modelleri

İlkbahar ve yaz ayları, her zaman elbise modasının en güçlü dönemleri olmuştur. Zahmetsiz şıklık sunan…

2 ay ago