Categories: Röportaj

Türkiye’de Otizm Bilinmediği İçin ABD’ye taşındı

Haberi paylaşın...

10 yaşındaki oğlu için ABD’ye yerleşen eski haber spikeri Sonay Dikkaya, “Türkiye’de oğluma sus artık diye kızyorlardı, burada herkes otizmi biliyor” diyor.

Haber spikeri Sonay Dikkaya bir süre  radikal bir karar alarak ABD’ye taşındı. Orlando şehrinde yaşayan Dikkaya, 10 yaşındaki otizmli oğlu için bu kararı verdi.

“Türkiye’de markette mesela Şan ses çıkartıyor diye bir kadın “Yeter artık, kafam şişti” dedi. Şan’ı tutamıyorum ki. Hiçbir şey yapamadım, gözümden iki damla yaş geldi. “Siz de böyle bir şey yaşasaydınız bilirdiniz” dedim sadece.”

– Sizi en son erken doğan Yiğit Şan bebeğin yaşam mücadelesinde bırakmıştık. Beş buçuk aylık, 600 gram doğmuştu lakabı da ‘Parmak Çocuk’ olmuştu.

Yaşaması zaten mucize Şan’ın. Doğduğunda önce 24 saat verdiler, sonra 48, sonra 72 saat. Hepsini aştık. 91 günlük yoğun bakım dönemi başladı. 26 Ekim’de doğdu Şan, 5 Aralık’ta ilk kez kucağıma verdiler. Ama sonrasında yine uzun bir süre alamadım. İlk hastaneden çıktığımızda bile korkuyordum. Monitörlerden ayrıldığında bir şey olacak mı diye. Çünkü morarmaları çok fazlaydı. Dokuz aylık olana kadar morardı. Ciğerleri çok zor gelişti çünkü. Ve hiç uyumadım bu süreçte. Birazcık uyusam annem ya da Ufuk bekliyordu.

– Şan’ın otizmli olduğunu ilk ne zaman anladınız?

İki-üç yaşındayken anlamaya başladık. İlk başlarda erken doğduğu için gelişim geriliği olabileceğini söylediler. Belki ileride düzgün gelişir diye beklerken, otizmli çıktı. Ama dört yaşında tanı kondu. Çünkü çok zekiydi, her şeyi yapıyordu. Fakat konuşması gecikiyor, insanlara çok da ilgi göstermiyordu. Ağlama krizlerimiz vardı. Çok fazla zıplıyordu kucağımdayken. Ama yürümesi çok erken oldu mesela. Prematüre bir bebeğe göre çok erken yürüdü. Dişleri çok erken çıktı. Onlar çok güzel şeyler ama dört yaşına kadar konuşmadı.

– Otizm tanısı konduğunda ne hissetiniz?

Ben o kadar mücadeleye alışmıştım ki çok fazla bunalıma girmedim. Çocuğum yanımdaydı, sağlıklıydı, “Eyvah ne yapacağız!”olmadım açıkçası. Fakat ilk başlarda galiba ben de kondurmadım.Yani anlamış olmama rağmen otizmli demiyordum. Hâlâ da demiyorum. Tabii otizm denilince de hep Rain Man geliyor akıllara, yani üstün zeka olarak düşünülüyor. Ve Rain Man’deki gibi kolay zannediyorlar otizmi. Oysa 20 yaşında hâlâ konuşamayan, göz kontağı olmayan çocuklar var. Otizm denilince “Çok şanslısın, otizmli çocuğun var” diyen bile oluyor. Maalesef Türkiye’de bu durumun farkında değiller. Türkiye’de inanılmaz sayıda otizmli çocuk var. Dünyada çok arttı. 68 çocuktan biri otizmli. Belki de mutasyona uğruyoruz. İleride belki bu otizmliler sayesinde dünya kurtulacak. Hidrosefalisi olan çocukların, Down sendromlu çocukların annelerini Instagramda takip ediyorum. Bir anne için çocuğunun bir rahatsızlığı olması çok zor ve çok üzücü bir şey. Bunu ancak yaşayanlar bilir.

– Orlando’da durum daha mı farklı?

Türkiye’de diyorum çünkü burada çok farklı yaşıyoruz biz her şeyi. O kadar keyifliyiz ki burada. İnanılmaz. Hiç bir yerde bize garip bakan insanlar görmüyorum. Ne olur anlasınlar artık. Bu çocuğun bir problemi var. İlla görüntüsünün bozuk olması gerekmiyor. Down sendromluların gözlerinden anlaşıyor. Otizmlileri yaramaz çocuk zannediyorlar. Sonra da adamın ya da kadının biri çıkıp kafa tutuyor. Türkiye’de birkaç sinir bozucu hikayem var. Markette mesela Şan ses çıkartıyor diye bir kadın “Yeter artık, kafam şişti” dedi. Şan’ı tutamıyorum ki, görüyorsun sen de. Hiçbir şey yapamadım, gözümden iki damla yaş geldi. “Siz de böyle bir şey yaşasaydınız bilirdiniz” dedim sadece. Burada restoranlara gittiğimizde ben hemen “Affedersiniz biraz fazla ses yaptık” diyorum. Herkes “Problem yok, biz anladık zaten” diyorlar. Çünkü burada herkes otizmi biliyor. Çocuğum otizmli diye restoranda sıra beklemiyorum. Burada mutluyuz.

BİR BİLET VE BAVULLA GELDİM

– Şan’la birlikte kalkıp dostlarınızı, akrabaları bırakıp ABD’ye, Orlando’ya yerleşme fikri nereden çıktı peki?

Geçen sene ocak ayında NTV ile yollarımızı ayırdık. Sonrasında birkaç teklif geldi ama ben artık çocuğumla ilgilenmek istiyordum. Şan ABD vatandaşı zaten, babasından dolayı. Hep bir gün ABD’ye gideyim ve orada otizmle ilgili yolumuza devam edelim gibi bir düşüncem vardı. Nisan ayında Ufuk, ablam ve Şan’la buraya geldik. Ben tutturdum Orlando diye. Burada çok tatlı bir arkadaşım vardı. Buranın sıcak olması benim için çok önemliydi. Nisan ayında geldik 10 gün kaldık ve bayıldık.

– Ardından geçen ağustos ayında tası tarağı toplayı temelli geldiniz…

Ağustos 6’da dımdızlak, sadece bir bilet bir de bavullarımızla çıktık geldik. Ablam, ben ve Şan. Otele yerleştik, eşyalarımızı aldık ve okula kaydımızı yaptırdık. 15 gün sonra ablam gitti, Şan’la yapayalnız kaldık. İlk gece kapıya eşya dayadım, sandalyeleri kapıya dizdim önüne şişe koydum düşerse sesini duyayım diye. Çok korktum. O gece haberlerde Orlando’da birilerini öldürdüklerini izledim. Tek başıma olsam korkmam. Ama ikinci gece bitti tüm bu korku faslı.

– “Nasıl yapacaksın tek başına çocukla diyenler?”olmadı mı?

Oldu ama bence Ankara’ya taşınmaktan daha kolay. İstanbul’da bir evim var ve o evden gelen gelirle burada yaşayabiliyorum. Çok param var sanıyorlar. Tam tersi artık gelirim yok. Ama İstanbul’da olsam mümkün değil yaşayamam. Çalışmam lazım. Çocuğumdan ayrı kalacağım ve onu eğitim kurumlarına göndermek için ayda 10-12 bin lira para harcayacağım. Yıllardır 1 trilyondan fazla para harcadım.

“MESLEĞİMİ BIRAKTIĞIM İÇİN PİŞMAN DEĞİLİM”

– Öylesine yoğun bir hayattan sonra işi özlemiyor musun?

Ne yalan söyleyeyim hiç olmuyor. 18 yıl çalıştım şimdi bazen işe geç kaldığımın kabuslarını görüyorum. Son 10 yılım çok yorucu geçti. Haberleri sun, koşa koşa ev gel, oğlunu al ve terapilere git. Çok iyi ayrıldım ben NTV ile. “Sen bu kanalın kızısın” dediler. Ama otizmli çocuk annesi olarak haksızlıklara uğramadım mı uğradım. Ne yapsın karşı taraf da senden iş bekliyor. Ama sen bir gece önce uyumamışsın, çocuğun sabahlara kadar krizler yaşamış. Gözlerin çökmüş, okuduğunu anlamıyorsun ama çalışıyorsun. Mesleğimi bıraktığım için hiç pişmanlık yaşamıyorum.

Kaynak: Sabah-Burcu Aldinç

Bir önceki yazımız olan Siz Kendinizi Severseniz Para da Sizi Sever başlıklı yazımızda alışveriş bağımlılığı, para kazanmak ve para kazanmanın yolları hakkında bilgiler verilmektedir.

Editör

Recent Posts

2026 Gelinlik Trendlerinde Öne Çıkan Detaylar

2026 gelinlik modası, klasik kurallardan uzaklaşarak kişisel tarzı ön plana çıkaran tasarımlarla dikkat çekiyor. Bu…

2 ay ago

Ceza Avukatı Desteği Neden Soruşturma Sürecinin En Kritik Aşamasında Öne Çıkıyor?

Bir ceza soruşturması ya da ceza davası ile karşı karşıya kalmak, kişiler açısından çoğu zaman…

2 ay ago

Dossha Community: Activewear Odaklı Kadın Topluluğu ile Yeni Nesil Bağ Kurma Modeli

Dossha Activewear’ın Ötesinde, Kadın Odaklı Bir Yaşam Alanı Günümüzde aktif yaşam kavramı, bireysel spor aktivitelerinin…

2 ay ago

Altın Kolyelerin Kararmaması İçin Ne Yapmalı? Saklama İpuçları ve Profesyonel Bakım Rehberi

Altın kolyeler, insanlık tarihi boyunca hem zarafetin hem de kalıcı değerin en somut sembollerinden biri…

3 ay ago

Ortopedik Terlik ile Ayak Sağlığınızı Koruyun: Bayan Modelleri ve Seçim Rehberi

Gün boyunca ayaklarımız üzerimize binen ağırlığı, her adımdaki darbeyi ve zemin değişimlerini sessizce karşılar. Uzun…

3 ay ago

Çocuk Deniz Gözlüğü Seçimi: Güvenli ve Konforlu Yüzme Deneyimi

Yaz aylarında çocukların en çok vakit geçirdiği aktivitelerin başında yüzme gelir. Havuzda ya da denizde…

4 ay ago