16 Nisan 2018 günü, İstanbul’a göre saat 04:58’de YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını incelerken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
Gerilim ve saldırı altında olma duygusu ile birlikte karşı saldırı refleksinin, meşru müdafaa arzusunun ortaya çıkacağı, geri çekilmenin ZAAF gibi görüleceği, tehditi ortadan kaldırmak için topyekun harekete geçmekten başka çıkış yolu olmadığına dair inancın pekişeceği bir süreç…
Aklımızın ve vicdanımızın kabul etmediği durumlarla karşılaşmak, güvensizlik ve tehdit altında kalma duygumuzun tavan yapmasına neden olur. Bu tür duyguların, şok edici bir hız ve keskinlikte meydana gelmesi ise, CAN HAVLİ ile davranmak dediğimiz tepkiyi ortaya çıkartır.
CAN HAVLİ, hayatta kalma güdüsünün bir uzantısıdır. Bir beden sahibi olan her varlıkta, bu güdü ve buna bağlı olarak devreye giren savunma-saldırı davranışları mevcuttur.
Hayatta kalma güdüsünü ve hepimizin içinde var olan CANLILIK ENERJİSİNİ gerektiği yerde ve uygun şekilde ortaya çıkartmak, sağlıklı bir varlık bilincine işaret eder.
Eğer varlığımızı ortaya koyma güdüsü taşımıyor, haklarımız ve değerlerimiz adına adım atmamız gereken yerde geri çekiliyor, ezilmeyi, yok sayılmayı, hatta yok edilmeyi DOĞAL kabul ediyorsak, benlik algımız ciddi şekilde zedelenmiş demektir.
Öte yandan gücümüzün bir durumla baş etmeye yetmeyeceğini, uygun koşulların oluşmadığını, zamanlamanın doğru olmadığını fark ettiğimiz durumlarda, enerjimizi boşa harcamamak, yersiz bir tehlikeye atılmamak, anlamsız bir meydan okumaya girişmemek için, kendimizi kontrol etmek de, sağlıklı bir varlık bilinci ve hayatta kalma güdüsünün uzantısıdır.
Bu güdüyü ABARTILI ve KONTROLSÜZ bir şekilde ortaya çıkartmak, bencillik, hırs, zalimlik, kontrülsüz saldırganlık, hatta sosyopatlık gibi niteliklerin oluşmasına neden olabilir.
Bu güdüyü disiplin altına almak, eğitmek ve kontrollü bir şekilde belirli hedeflere yönlendirmek ise SAVAŞ SANATLARI USTASI olmayı beraberinde getirir 🙂
Yani CAN HAVLİ söz konusu olduğunda dahi DENGE’yi korumak esastır!
Bu YENİAY bizi ”Hayatta Kalma Güdümüzü” anlamlı ve gerekli olduğu durumlarda devreye sokmak, savunma ve saldırı becerimizi, uygun şekilde ve uygun dozda kullanabilmek konusunda sınavdan geçirecektir.
KORKU ve KIZGINLIK hayatta kalma güdüsünü tetikler. Ama bu duygulara tam anlamıyla teslim olmak aklımızın devreden çıkmasına, davranışlarımız üzerindeki kontrolü yitirmemize, muhakeme yeteneğimizi, İÇ DENGEMİZİ ve duruma uygun tepkiler verme becerimizi kaybetmemize de neden olabilir.
Bu nedenle, bu aralar korku ve kızgınlık enerjisi bizi ele geçirmeye başladığında, DENGEYİ bulmak için çaba göstermemiz yerinde olacaktır!
Kulağa küpe niteliğinde birkaç öneri;
İnsanın ”sosyal, dini, hukuki, ahlaki” her türlü sistemi, kurumu, anlayışı, düzeni,
kendi çıkarına göre eğip bükme ve birileri için ayrıcalıklı, ötekiler için dezavantajlı bir hale getirme eğilimi vardır!
Dünya hiç bir zaman şimdikinden daha kötü ya da daha iyi olmamıştır. Dünya bazı zamanlarda birileri için daha tatlı, birileri için daha acı olmuş ve tarihi DAİMA kazananlar yazmıştır!
İnsan en haklı savaşlar adına bile nice haksızlık yapabilir…
Ya da mağdurluk, aynı haksızlıkları başkalarına reva görmemize neden olabilir…
Belirli bir zaman diliminde, birileri haksızlığa uğramış hissediyorsa, bunun için sistemleri, kurumları, dinleri, ulusları, grupları DEĞİL, insanın içindeki ”akışı çıkarına göre yönlendirme” eğilimini sorumlu tutmak gerekir.
ADALET’i herkes için gerekli görmedikçe, kurdu, kuşu, dağı, taşı, yer üzerinde var olan her canı, kendinden bilmedikçe, insan kendini kolladığını zannederek, uzun vadede yine hayatın dengesine ve elbette kendinden olanlara zarar verecek, aziz tuttuğu maddi ve manevi tüm değerlerin yıkımına vesile olacaktır.
Bu aralar sosyal, ailevi, bireysel tüm alanlarda, GÜÇLÜ olmaya çalışırken, bunun dürüst, adil ve kontrollü olmak anlamına da geldiğini unutmayın.
Ve bilin ki;
Hayat bizi çatışmaların, tehditkar durumların orta yerine attığında, kendimizi bulur, kendimizle yüzleşir ve en önemli seçimlerimizi öyle zamanlarda yaparız.
O çatışmalı durumu kimin kazandığı değil, YAPTIĞIMIZ SEÇİM ve BELİRLEDİĞİMİZ DURUŞ, bizim kaderimiz olur!
Gücünüzü vicdanınızdan ve adaletinizden aldığınız bir YENİAY olsun.
Ve bu şarkı burada dursun; Masum Değiliz…
Bir önceki yazımız olan 31 Mart Dolunay Mesajı: Kararlarını Bir Daha Değerlendir! başlıklı yazımızı da okumanızı öneririz.
Lügen Sarıçiçek’in çocuklar ve ebeveynlerin keyifle okuyabileceği farkındalık yaratan, keşif dolu, eğlenceli ve öğretici bilgiler…
Rinoplasti (burun estetiği), solunum fonksiyonlarını iyileştirme ve burnun yüz ile uyum oranını sağlama amacıyla yapılan…
Kadın giyiminde son yıllarda öne çıkan en önemli trendlerden biri konfor ve stilin bir arada…
Modern çağın hızıyla birlikte kadınlar, kariyer hedefleri ile toplumsal beklentiler arasına sıkışarak her şeye yetişmeye…
İlkbahar ve yaz ayları, her zaman elbise modasının en güçlü dönemleri olmuştur. Zahmetsiz şıklık sunan…
Piyanist ve besteci Dengin Ceyhan, kadın bestecilerin izini süren ve kadın temsiline odaklanan özel projesi…