Ziyaret edenler oldu, ben daha önce hapishaneyi hiç görmemiş birini canlandırdığım için özellikle gitmedim. Sadece mahkum için değil, infaz koruma memurları için de burada çalışan insanlar için de zor. Çok çetin ve çok gerçek. Zaten acıya bu kadar gözümüzü kapatmamız bu kadar gerçek olduğunu bilmemizden ileri geliyor. Ama onu orada yok sayamayız. Bu sadece Türkiye için değil bütün dünyanın gerçeği. İnsanız, insan olarak bu hayatı hep bir elden bu hale getirdik… Kendimizden doğadan uzaklaştıkça. Bunu da ancak hep birlikte düzeltebiliriz.
Bu rolden sonra empati kurduğunuzda size etkileyen veya farkındalığınızın arttığı şey ne oldu?
Yalnızlık oldu. Aslında insan koğuşa girmeden de dışarıda yalnızlığı yaşıyor. İnsanın kafasında nerede yaşadığı çok önemli. Aklında, kafanda özgür ol deyip, dışarıdan gazel okumak çok kolay. Bizim durduğumuz yerden, belki benim hayatımın içinden de daha kolay olabilir. Ama şu lafı çok seviyorum; Hiç kimse işlemediği günahın masumu olamaz. Yani o şey sizin başınıza gelse, siz öyle bir geçmişe sahip olsanız ne yaparsınız bunu bilemezsiniz. Bu yüzden olabildiğince hayatta yargıdan uzak olmak lazım. Bazen etrafımızdaki insanları çok acımasızca eleştirebiliyoruz. Biraz bunu göz önünde bulundurmakta yarar var.
İnsanlar Avlu gibi bir yerde hayatta kalmak için savaşıyor…
Aslında hayattaki gibi… Bir avluya kaç ömür sığar dediği sadece hapishanenin avlusu değil. Çünkü bu hikayelerin bir başlangıcı var. Bu sonunda geldiği yer. Onların başlarda yaşadığı hapishane artık ne oluyorsa, kendi evinde, kafasında hapis yaşayan bir sürü insan var. Ama hapishanede olup hepimizden özgür olan insanlar da var.
Ben bir hikaye anlatıcısıyım
Her rolün altından başarıyla kalktığınızı görüyoruz. Her rolün kadını mısınız?
Her seferinde acaba şimdi ne olacak heyecanıyla giriyorum işe. Bu anlattığım hikaye acaba nereme dokunacak diye düşünüyorum. Kendimi hikaye anlatıcısı olarak görüyorum. Asıl olan hikaye, bense bir aracıyım aslında. Oynarken insani duygularından hareket ediyorsun ama oynadığım role başka bir geçmiş yazıyorum.
Bazen bu rolü çıkartamam, altından kalkamam der misiniz?
Bana şimdi Bir Kadın, Bir Erkek yapacaksın deseniz, onu yaptım ve orada bitti. Bir daha onu yapmak ister miyim bilmiyorum. Bu, bir şey anlatmakla ilgili oluyor, altından kalkarım veya kalkmam durumu bende böyle. İnsanın yapamayacağı şey yok. Sadece neye hazır olup olmadığını, kendini tanıyıp tespit ederse o da arkasından geliyor. Yoksa zaten herkes her şeyi yapar.
Kaynak: Vatan Pazar / Melis Güvenç