Bilgi:
Renkli Kadınların Buluştuğu Platform... Siz de hikayenizi yazın yayınlayalım...


Formül Şu: Sevdiğin İşi Yapmak Değil, İşini Severek Yapmak…

Formül Şu: Sevdiğin İşi Yapmak Değil, İşini Severek Yapmak…

Uzun seneler kurumsal hayatta başarılara imza atan ancak ruhunu besleyen hobisini doğum fotoğrafçılığı yaparak bir süre sonra işi haline getiren Ayşegül Çetinel Beceren, fotoğrafçılığa yeni başlayanlara şunu söylüyor: Çektiğiniz her karede heyecan duyup mutlu olmalısınız ki ortaya güzel işler çıkabilsin. İşin temeli sevdiğin işi yapmak değil, işimizi severek yapmak.

——————————————————————-

Merhabalar,

Sayfamızın adı Renkli Kadınlar. Çünkü kadınlar dünyanın en güzel renkleri. Yaratıcı, üretken, besleyen. Gezegenimize Dünya Ana dememizin nedeni de bu sanırım. Kadınlar toprak gibi tohumları filizlendiren, yeşerten bir süper güç gibiler. Senelerce iş hayatında farklı sektörlerde ve pozisyonlarda çalışırken beni en çok rahatsız eden şey kadınların sadece görevlerini kusursuz bir şekilde tamamlama ve detaylara önem verme özelliklerinden faydalanılması idi. Erkek egemen iş hayatında istisnalar dışında kadınların yaratıcılıkları bastırılıyordu.Kendi işimi yapmaya başladıktan sonra üretken, yaratıcı, sanat yönünü kullanarak harikalar yaratan bir çok kadınla tanıştım.

Güzeller güzeli sayfamızda bu güzelliklere de yer vermek istedik. Bu ilk söyleşimizle birlikte sizleri üretken, yaratıcı ve dünyayı güzelleştiren kadınlarla tanıştırmaya niyet ettik. Güzel ruhlara ilham olması dileğiyle…

Söyleşi serimizin ilk konuğu; uzun seneler kurumsal hayatta başarılara imza atan ancak ruhunu besleyen hobisini bir süre sonra kendi işi haline getiren başarılı bir fotoğrafçı. Ayşegül Çetinel Beceren. Keyifli okumalar dilerim.

Merhaba Ayşegül. Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba Pınarcım. Öncelikle köşende bana yer verdiğin için çok teşekkür ederim. 1978 yılında doğdum. Tipik bir Ege’liyim. Ankara’da lisans ve  Amerika’da yüksek lisansımı tamamladıktan sonra iş hayatıma İstanbul’da başladım.
On iki yılı aşkın zamandır kurumsal hayatta pazarlama, iş geliştirme ve strateji alanlarında yönetici olarak çalıştım.
Sanatın hayatımda ağır basmasından ve fotoğraf çekmenin benim için yaşam enerjisi olduğunu hissettikten sonra fotoğrafçılığa adım attım.
On senedir fotoğraf ile iç içeyim. Doğum fotoğrafçılığı yanı sıra kendime ait stüdyomda, yeni doğan ve 1 yaş fotoğrafları çekiyorum.

Matematiksel bir hayattan sanata bir sıçrama olmuş hayatında. Fotoğrafçılık hikayen nasıl başladı? Nasıl bu noktaya geldi?

Türkiye’nin önde gelen İş makinaları sektöründe ürün müdürü olarak çalışırken kurumsal hayatıma son verdim. Ayrılmadan önce bir süredir şirkette ürün fotoğrafları çekiyordum. Şirketin fotoğrafçısı olmuştum. Şirkette her türlü aktivite olduğunda bana ulaşılıyordu. Firmamız yurt dışı bağlantılı bir firmaydı. Türkiye’de çekmiş olduğum ürünler yurt dışında ki dergi ve bültenlerde  yer veriliyordu. Zaman ilerliyordu ve bu zaman benim aleyhime işliyordu duygusuna günden kapılmaya başlamıştım. Bu süre içinde yeğenimin doğumunda bulundum ve anı kare kare fotoğrafladım. İnanılmaz heyecanlı ve mucizevi bir anı fotoğrafladıktan sonra doğumdan ve bebeklerden kopamadım.

İşini çok severek yaptığın heyecanından ve ortaya koyduğun işlerden belli oluyor. Peki işinin en sevdiğin yönü nedir?

Fotoğraf çekerken, sadece anı yakalamak değil, ailelerin gözlerinde ki heyecanı, mutluluğu ve umudu yakalamayı seviyorum. Ailelerin heyecanına ortak olmak, onlarla birlikte aynı duyguyu paylaşmak işimin en güzel tarafı.

Hem bebeklerini fotoğrafladığın eski aileler bebeklerinin her yeni yaşında seni tercih ediyorlar, hem de her yeni gün yeni aileler sana ulaşıyorlar. İnsanlar sence neden seni tercih ediyorlar?

Fotoğraf çekimlerinde hikayedeki duyguyu yansıttığımı düşünüyorum. En önemli ayrıntı ve tercih edilme sebebim kendilerine ve duygularına hitap eden karelerin olması.

Belli ki seni mutlu eden ve başarılı olduğun mesleği bulmuşsun. Peki gelecekle ilgili planların neler?

Yaşamın en güzel renklerini çekmek için her geçen gün sebeplerim artıyor. Zaman ilerledikçe bebeklerime nasıl güzellikler katabilirim, farklı neler yapabilirim diye sürekli araştırıp, çalışıyorum.İşimi seviyorum ve uzun yıllar bu alanda var olmak istiyorum.

Doğum fotoğrafçılığı dışında gezi yazılarını ve fotoğraflarını paylaştığın bir sayfan da var. Geziler de seni besleyen birincil hobin diyebilir miyiz?

Seyahat etmek beni zenginleştiren, enerji veren bir tutku. Eşimle birlikte çekimlerden  arta kalan vakitlerde yeni yerler keşfetmeyi, farklı kültürleri tanımayı ve o an zamanı durdurup fotoğraf çekmeyi seviyoruz. Bloğumda seyahat ettiğim ülkeleri fotoğraflarken eşim de gezdiğimiz yerlerin kısa filmlerini yapıyor. Bu sayede gezmek isteyen kişilere de fikir vermiş oluyoruz. İstanbul gibi ağır tempolu bir şehirde enerjimizin düştüğünü hissettiğimiz an kendimizi seyahatte buluyoruz. Bizi inanılmaz derecede motive ediyor. Bu sayede kendimizde yenilenip yaratıcı çekimlere imza atabiliyoruz.


Seni tanımak harikaydı. Son kez şunu sorayım; Fotoğrafçılığa yeni başlayanlara tavsiyelerin ne olur?

Fotoğraf gönül vererek yapılması gereken bir iş. İster hobi olsun ister iş olsun severek yapmazsanız ne siz mutlu olursunuz ne de karşı taraf. Çektiğiniz her karede heyecan duyup mutlu olmalısınız ki ortaya güzel işler çıkabilsin. İşin temeli sevdiğin işi yapmak değil, işimizi severek yapmak.

Özgür Pınar IŞIK

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM